HELICO BLOG

Çevirmenin Bilgi Birikimi

Yerelleştirmeye Neden İhtiyaç Duyulur? Yalnızca Çeviri Yapmak Yeterli Değil Midir?

Mobil telefonların güçlendiği, internetin neredeyse tüm dünya nüfusuna yayıldığı teknoloji ve iletişim çağında her ne kadar “küreselleşmiş” bir dünyadan bahsedilse de birçok kritik konuda “yerel” unsurların ön plana çıktığı ve projelerin gidişatını belirlediği yadsınamaz bir gerçektir.

Özellikle ticari alanda yaşanan dünyaya açılma özgürlüğü, “yerele hitap etme” zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir. Büyük, orta ve küçük ölçekli olmak üzere tüm şirketler katıldıkları pazarların ahengine uyum sağlamak, yerel pazarın müşterilerini etkilemek ve bu yerel pazarlarda hakimiyet için birbirleriyle rekabet eder.

Yerelleştirme, şirketler arasında meydana gelen bu rekabette üstünlük kazanmanın en büyük kıstaslarından biridir. Ölçü birimlerinin, renklerin, sözcüklerin, yazı tiplerinin, işaretlerin ve daha birçok farklı unsurun yerel hukuka ve kültüre göre düzenlenmesi “yerelleştirme” olarak adlandırılır. Yerelleştirme, çeviri işlerinde müşterinin talimatı ve hedefleri doğrultusunda kullanılabilecek bir yöntemdir.

Çeviride Yerelleştirme

Çeviri işi dışarıdan bakıldığında yalnızca tek yönde, bariz yöntemler kullanılarak gerçekleştirilen bir eylem gibi görünebilir. Ancak birçok işte olduğu gibi çeviri işinde de çeşitli yöntemler ve amaçlar bulunmaktadır.

Bu çeşitlilikte yerelleştirme yöntemi de önemli bir yere sahiptir. Şirketler; ürünlerini ve hizmetlerini, pazarına açılmayı planladıkları ülkenin diline çevirtirler. Bu çeviri işinin temelinde yatan en kritik strateji ise ülkede kendine pozitif yer edinmiş veya ülkenin kültürüne mal olmuş kullanımların, renklerin ve figürlerin kullanılmasıdır.

Yerelleştirme yapılırken kaynak metindeki ifadelerin kullanım biçimine, mecazi kullanımlara ve kültüre özgü unsurlara özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Yabancı dizi ve filmlerin çok yüksek izlenmelere ulaştığı Türkiye’de bu durum alt yazı ve dublaj çevirilerinde kolaylıkla gözlemlenebilir. Bu hususta yapılan çevirilerdeki “yerellik” dozunu ayarlamak elbette çevirmenin kontrolündedir. Çok fazla yerel unsur kullanarak kaynaktan kopmamak ve yine çok az yerelleştirme yaparak hedef metnin anlaşılması zorlaştırmamak gerekir.

Yerelleştirme Nasıl Yapılır?

Çeviride yerelleştirme yöntemi ile kastedilen şey, hedef metnin (çevirinin) alıcı kitleye göre hazırlanmasıdır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen ve Türkiye’deki pazara dahil olacak bir ürünün kullanım kılavuzunda yer alan tüm ölçü işaretlerinin Türkiye’deki metrik sisteme dönüştürülmesi gerekir. Bu dönüştürmedeki sorumluluk şirkete, yerel unsurların çeviride uygulanmasını sağlamak ise çevirmene aittir.

Yerelleştirme yapmak isteyen kişinin hem kaynak metnin hem de hedef metnin hitap edeceği kültürlere son derece hâkim olması önemlidir.

Büyük Çaplı Bir Örnek

Yerelleştirme konusuyla ilgili verilebilecek en nokta atışı örnekler genellikle büyük firmaların sloganları veya pazarladıkları ürünler olmaktadır. Örneğin bu konuyla ilgili verilebilecek en büyük çaplı örnek İtalyan otomotiv üreticisi FIAT markasının 2015 yılında Avrupa pazarında “Tipo” model adıyla satışa sunduğu otomobilin aynısını Türkiye’de Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç.) ile çektiği özel reklamlar eşliğinde “Egea” olarak tüketiciyle buluşturmasıdır.

FIAT markasının bu konuda Türkiye pazarında başarılı bir yerelleştirme örneği teşkil etmesinin ardında çok uzun bir süredir Türkiye piyasasında var olması yatmaktadır.

Yerelleştirme, başta ticari faaliyetler olmak üzere birçok alanda şirketlere ve şahıslara pozitif fayda sağlar. Doğru şekilde yönetilmiş bir yerelleştirme süreci ticari ve kültürel faaliyetlerin hedeflerine daha hızlı ve daha sağlıklı şekilde ilerlemelerinde yardımcı olur. Dolayısıyla küreselleşmiş tüm şirketlerin bu hizmete sıklıkla başvurduğuna şahit olabilirsiniz.

Yazan: M. Furkan Şahin

Yayınlanma Tarihi: 10.01.2020

Hedef Okuyucu Kitlesi: Tüm Çevirmenler, Çeviri Hizmetine İhtiyaç Duyanlar

  • 0 Beğeni
  • Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILARIMIZ

HEMEN ARA WhatsApp